Adli Tıbbın Adalet İçin Önemi
Tunç, kongrenin literatüre özgün katkılar sunduğunu ve adli tıbbın bilimsel ufkunu genişlettiğini vurgulayarak şunları söyledi: “Adli tıp, bilimin ışığını adaletin terazisine taşıyan hukukun ayrılmaz bir tamamlayıcısıdır. Bir parmak izi, bir DNA örneği, bir otopsi raporu kimi zaman en karmaşık davaların çözüm anahtarını elinde tutar. Böylece adli tıp, adaletin, toplumsal güvenin ve hukukun üstünlüğünün teminatı olur.”Adli Tıp Kurumu Güçlendirildi
Bakan Tunç, son 23 yılda Adli Tıp Kurumu’nun personel sayısının 802’den 3.190’a çıkarıldığını, ihtisas kurulu sayısının 5’ten 11’e yükseltildiğini ve Adli Bilişim İhtisas Dairesi’nin kurulduğunu açıkladı. Denizli, Bursa, İzmir ve Samsun’da yeni binaların hizmete açıldığını; Ankara, Adana ve Gaziantep’te ise temellerin atıldığını ifade etti. İstanbul Bahçelievler’deki yeni hizmet binasının ihalesinin 6 Ekim’de yapılacağını ve iki yıl içinde tamamlanmasının hedeflendiğini duyurdu.Gazze’deki İnsanlık Dramı
Konuşmasında Gazze’de yaşanan insan hakları ihlallerine de değinen Tunç, şu ifadeleri kullandı: “Gazze’de son iki yılda insan hakları ihlalinin ötesine geçen bir soykırım suçu işleniyor. 65 binden fazla masum insan, çoğu kadın ve çocuk, dünyanın gözü önünde katledildi. Batı’nın iki yüzlü tutumu, uluslararası hukuka olan güveni zedeliyor.”Tunç, Türkiye’nin ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın iki devletli çözüm çağrısının dünya genelinde daha fazla kabul gördüğünü, birçok Avrupa ülkesinin Filistin’i tanımaya başladığını belirtti.Uluslararası Hukukun Güvenilirliği Sorgulanıyor
Uluslararası Adalet Divanı’nın aldığı tedbir kararlarının uygulanmadığını, Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin yakalama kararlarının görmezden gelindiğini ifade eden Tunç, uluslararası hukuk sisteminin çifte standartla işlediğini söyledi: “Nasıl Bosna kasapları yıllar sonra kurulan mahkemede insanlık huzurunda hesap verdiyse, İsrail’in soykırım suçluları da bir gün insanlık huzurunda hesap verecek.”