Bazı organizasyonlar vardır; kazananı ve kaybedeni konuşulur. Bazıları ise yıllar geçse de bıraktığı izlerle hatırlanır. 665. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri de işte tam anlamıyla böyle bir organizasyon oldu.
Üç gün boyunca sadece yağlı güreş izlemedik. Azmi, sabrı, saygıyı, mücadeleyi ve Türk sporunun köklü kültürünü izledik. Er meydanına çıkan her pehlivan, rakibine duyduğu saygıyla, seyirciye gösterdiği tevazuyla ve son düdüğe kadar verdiği mücadeleyle ata sporumuzun neden bu kadar değerli olduğunu bir kez daha gösterdi.
Finalde Erkan Taş ile Feyzullah Aktürk arasında yaşanan ve yaklaşık 54 dakika süren mücadele, son yılların en kaliteli başpehlivanlık finallerinden biri olarak hafızalara kazındı. Kazanan elbette bir kişiydi. Ancak aslında kazanan Türk güreşi oldu.
Beni en çok sevindiren ise tribünlerde ve ekran başında oluşan ilginin yeniden artmasıydı. Uzun yıllardır futbolun gölgesinde kalan yağlı güreş, bu yıl yeniden hak ettiği değeri görmeye başladı. Sosyal medyada Kırkpınar görüntülerini paylaşan gençleri, çocuklarını güreş kurslarına yazdırmak isteyen aileleri görmek, geleceğe dair umutlarımızı artırdı.
Çünkü yağlı güreş sadece bir spor değildir. Güç kadar ahlakı, cesaret kadar saygıyı, kazanmak kadar kaybetmeyi de öğreten bir yaşam okuludur. Er meydanına çıkan her pehlivan, gençlere sadece spor yapmayı değil; dürüst olmayı, çalışmayı, pes etmemeyi ve mücadeleden vazgeçmemeyi de öğretir.
Bugün çocuklarımızın ekran başında geçirdiği saatleri konuşuyoruz. Oysa onları sporla buluşturmanın yolu, öz değerlerimizi yaşatmaktan geçiyor. Yağlı güreş de bu değerlerin en güçlü temsilcilerinden biridir. Belki de Kırkpınar'da tribünde heyecanla finali izleyen bir çocuk, yıllar sonra aynı er meydanında altın kemer için mücadele edecek yeni bir başpehlivan olacaktır.
Bu nedenle Kırkpınar'ı sadece üç gün süren bir organizasyon olarak görmemek gerekir. O, yüzyıllardır nesilden nesile aktarılan bir kültürdür. Korunması, yaşatılması ve genç kuşaklara sevdirilmesi hepimizin ortak sorumluluğudur.
Dileğim odur ki; bu büyük ilgi geçici olmasın. Belediyelerimiz, spor kulüplerimiz, federasyonumuz ve ailelerimiz el ele vererek daha fazla çocuğu er meydanıyla buluştursun. Çünkü güçlü bir güreş geleneği, güçlü bir spor geleceği demektir.
Kırkpınar bize bir kez daha gösterdi ki, altın kemerden daha değerli olan şey; geride bırakılan izdir. O iz de, ata sporumuza gönül verecek yeni nesillerin yolunu aydınlatacak kadar güçlüdür. Er meydanında yazılan bu hikâye, umarım daha nice genç yüreğe cesaret ve ilham vermeye devam eder.
Er Meydanından Geleceğe Uzanan Miras
Yayınlanma :
09.07.2026 09:33
Güncelleme
: 09.07.2026 09:42
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: