1994 yılından bu zamanda kadar Sportif faaliyetler içinde ilçe sporunun sesini duyurmaya çalışırken seminerlere ve panellere toplantılara katılıyor, değerlendirmelerde bulunuyorum. Her zaman söylediğim şey şudur.Siyaset spordan elini çeksin. Büyük kitlelerin ilgilediği spor, kitlelerin yönetimine talip olan siyasiler tarafından çeşitli şekillerde siyasetin içine çekilmek istenmiştir. Siyasetçiler bu şekilde, spordan siyasi bir kazanç elde etmeyi amaçlamışlardır.
Özellikle de futbolun hem de siyasetin ortak olan kitleleri etkilemek için, spor olaylarının olumlu yönlerinden faydalanmak isteyen siyasiler, bunda kimi zaman başarılı olmuş, kimi zaman da tepki görmüşlerdir. Sıkça dile getirdiğim bu husus, Yerel seçiminde de kendini gösterdi. Bunun en büyük nedenlerinden biri, Yerel seçimlerine siyasetin müdahil olmasıdır.Bu yanlışlardan dönülmeli.
Ülkemizde ve dünyada futbol, kitleselleştikçe, milyonların ilgisini çektikçe siyasetin ilgi alanına girmiş ve gündemine oturmuştur. Kitleleri yönlendirmede önemli bir araç olduğu için siyasetin futbola ilgisi her geçen gün giderek artmaktadır.
Yerel seçimler de Seçim vaatlerinden, halkın sorunlarından , geçim derdinden çok futbol konuşulur oldu. Futbol ve siyaset öylesine iç içe girdi ki ayırmak olanaksız oldu. Belediye başkan adayları, futbol kulüplerinin başkanlarını ziyaret ediyor, onların desteğini istiyor. Görevde olan belediye başkanları kulüp başkanı olmak için dolaplar çeviriyor. Futbol , hiçbir zaman salt futbol olmadı. Katılımcıları ve izleyicileri arasında yaş, cinsiyet, dil, din, renk ve kültür ayrımı yapmaksızın tüm farklılıkları aşan, benzer duyguları eyleme geçiren bir olgudur futbol. Futbol, salt bir spor , bir oyun değil. Hem eğlendiren hem acı veren, hem halkları uyutan hem ayaklandıran kültürel ve sportif bir olgudur.
Baskıcı ve otoriter rejimlerde futbol daha bir önem kazanmıştır. Halkın desteğini sağlamak için bir araç olarak kullanılmıştır. Günümüzde insanları siyasetten uzak tutmak, sorunlarını konuşmalarını engellemek, örgütlenmelerin önüne geçmek için bir söylem geliştirildi: " Ne sağcıyim ne solcu/ Futbolcuyum futbolcu" . Sanki futbolcu ülke sorunlarına duyarsız kalırmış, dünyadan haberi yokmuş gibi.
Futbol, salt bir spor ,bir oyun olarak kalmasıdır dileğimiz. Barışa, dostluğa ve kardeşliğe hizmet edecek, izleyenlere keyif verecek, onları ortak duygular etrafında birleştirecek bir oyun olarak kalmasıdır isteğimiz. Bir sanat eseri gibi sunulmalı futbol. İyilikte, dayanışmada, örnek olmalı. Bunun için de spora siyaset karıştırılmalıdır.
Sporu kendi camiaya içine bırakmak gerekiyor. Türk sporunun geleceğini etkileyecek bu tür müdahalelerle futbola ve diğer spor dallarına zarar veriyor.
Bırakın futbol, futbol olarak kalsın. Siyasetin spordan elini eteğini çekmesi gerekiyor…
















