İstanbul Küçükçekmece’de okul servislerindeki usulsüz öğrenci taşımacılığını görüntülemek isteyen gazeteciler, bir servis şoförünün yumruklu saldırısına uğradı. Servis aracında koltuk kapasitesinden ve yasal sınırdan fazla öğrenci taşındığının tespit edilmesi üzerine haberi çekmeye çalışan gazetecilere yönelik saldırı, büyük tepki topladı.Okul servislerinin koltuk kapasitesinin üzerinde ve usulsüz şekilde öğrenci taşıdığına dair haber yapmak üzere Halkalı Cemil Mutlu Ortaokulu’na giden gazeteciler Tayfun Ercan ve Engin Zafer, bir araç şoförünün fiziksel saldırısına uğradı.
Telefonlarını gasp etmeye kalktı
İddiaya göre, görüntü alındığını fark eden servis şoförü, önce gazetecilerle tartışmaya girdi. Tartışmanın kısa sürede büyümesi üzerine araçtan inen şoför, yumruk atarak gazetecileri darbetti. Çekimleri durdurmak için telefonlarını almaya çalışan şoför, gazetecilerin görevini yapmasına engel olmaya çalıştı. O anlar çevredeki vatandaşların kameralarına da yansıdı.
“Yumruk atmadım” savunması
Olay yerine tanıklık eden vatandaşlar şoförü gazetecilerden uzaklaştırmaya çalışsa da saldırgan tavırlar sürdü. Gazetecilerin kayıt altına aldığı anlarda yumrukların havada uçuştuğu açıkça görülürken, şoför sonrasında kendini “Yumruk atmadım” sözleriyle savunmaya çalıştı.
Geçmişten gelen tehdit zinciri
Yaşanan olay, okul servislerindeki usulsüzlüklerle ilgili daha önceki tehditleri akla getirdi. 27 Haziran 2025’te kamuoyuna yansıyan servis ihalelerindeki yolsuzluk iddialarının ardından, ilk olarak bir anaokulu müdürünün gazetecileri telefonla tehdit ettiği ortaya çıkmıştı. Ardından servis ağından çıkar sağlayan bazı siyasetçiler ve firma sahiplerinin de gazetecilere yönelik doğrudan ya da dolaylı tehditlerde bulunduğu gündeme gelmişti.
Gazeteciler: “Saldırılar suçluluk psikolojisinin yansıması”
Saldırıya uğrayan gazeteciler Tayfun Ercan ve Engin Zafer, yaşadıklarını şu sözlerle anlattı:
“Okul servislerindeki usulsüzlükleri belgelemek için çalışıyoruz. Ancak her seferinde ya tehdit ediliyoruz ya da fiili saldırıya uğruyoruz. Bugünkü saldırı da suçluluk psikolojisinin bir yansımasıdır. Kamu yararına yaptığımız bu haberlerden asla vazgeçmeyeceğiz.”
Skandallar zinciri büyüyor
Okul servislerinde kapasite üzerinde öğrenci taşınması, ihalelerde yolsuzluk iddiaları ve son olarak gazetecilere yönelik saldırılar, eğitim ve ulaşım güvenliği konusundaki tartışmaları daha da derinleştirdi. Kamuoyunun güvenli taşımacılık ve şeffaflık taleplerine rağmen art arda yaşanan bu olaylar, yetkililerin denetim mekanizmalarını ne derece işlettikleri sorusunu yeniden gündeme taşıdı.

İstanbul servisçiler dernek başkanı İstanbul servisçiler odası başkan adayı Uğur karakoç yaptığı açıklama.:
İstanbul Servisçiler Dernek Başkanı ve İstanbul Servisçiler Odası başkan adayı Uğur Karakoç, sosyal medyada yayılan ve servisçi esnafını haksız göstermeye çalışan bir habere ilişkin basın açıklaması yaptı.
Karakoç, açıklamasında olayın gerçeği yansıtmadığını belirterek, “Murat abimiz sabah servis alanına geldiğinde bir vatandaş, kız çocuklarını kameraya almaya çalıştı. Murat abimiz, kimliğini göstermesi ve neden çekim yaptığını sorması üzerine tartışma yaşandı. Çocuğumuzun güvenliği söz konusu olduğunda hepimiz sorumluyuz” dedi.
Açıklamada, Murat Karakoç’un çocukları koruma refleksiyle tepki gösterdiği, olayın ise kışkırtmalar sonucu büyüdüğü ifade edildi. Karakoç, “Murat abimiz pişmandır, gerekli açıklamayı polis ekiplerinden sonra yapacaktır. Bizler İstanbul servisçi esnafı olarak onun yanındayız” diye konuştu.
Olayı görgü tanıkları da doğruladı. Tanıklar, Murat Karakoç’un kimliğini sormasına rağmen gazeteciyi tanıtamayan kişilerin üzerine yürüdüğünü ve çocukların bu süreçte korktuğunu belirtti.
Karakoç, açıklamasını şöyle sürdürdü: “Araçlarımızın tüm belgeleri eksiksiz, her araçta yolcu kapasitesi kanunlara uygun. Murat’ın hiçbir suçu yok. Burada takdir tamamen velilerimiz ve kamuoyunundur.”



















