Cennet Kültür ve Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilen etkinlikte, filmin yönetmeni Vuslat Saraçoğlu, başrol oyuncusu Serdar Orçin ve yapımcı Mehmetcan Ünlü sinemaseverlerle buluştu. Söyleşi öncesinde oyuncularla bir araya gelen Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi, katılımlarından dolayı konuklara teşekkür etti. Film Gösterimi ve Söyleşi Moderatörlüğünü Ece Dizdar’ın üstlendiği söyleşi öncesinde, Bildiğin Gibi Değil filmi özel gösterimle izleyicilerle buluştu. Farklı hayatlara sahip üç kardeşin, babalarının esrarengiz ölümü sonrası geçmişleriyle yüzleşmelerini ve kardeşlik bağlarını yeniden tanımlamalarını konu alan film, Tokat’ta çekildi ve büyük ilgi gördü. Vuslat Saraçoğlu: “Hafıza üzerine düşünmemle film ortaya çıktı”
Saraçoğlu, filmin çıkış noktasını şu sözlerle anlattı. “Filmi çekme motivasyonum hafıza üzerine düşünmem sonucu ortaya çıktı. Ortak yaşanmış bir geçmişin nasıl farklı anımsanacağını ve kardeşler arasında bunun nasıl gerçekleşeceğini merak ediyordum. Bu filmin devamı olmayacak. Ancak Tokat’ın güzelliklerini perdeye taşımaya devam etmek istiyorum. Şu sıralar üçüncü uzun metrajlı filmimin hazırlığındayım ve büyük ihtimalle yine Tokat’ta çekeceğim.” Serdar Orçin: “Her sahne başroldür”
Başrol oyuncusu Serdar Orçin, diziler ve filmler arasındaki farklara değinerek şunları söyledi.“Diziler uzun soluklu olduğu için çekim süreleri bizi zorlayabiliyor. Filmlerde ise başı sonu belli bir senaryoda karakteri ete kemiğe büründürüyorsunuz. Bir oyuncu için en güzel şey bu. Filmin yolculuğu uzun; yıllar sonra bile seyirciyle film üzerine konuşabiliyorsunuz.” Oyuncu adaylarına da tavsiyelerde bulunan Orçin, senaryonun önemine dikkat çekti. “Sinemada asıl olan senaryodur. Rol küçük de olsa, ben her sahneyi başrol gibi oynarım. Görünmez olmak gerekiyorsa, o görünmezliği bile başrole taşımak gerekir. Ayrıca tiyatro eğitimi almış oyuncuların kamera önünde kendilerini denemeleri şart. Bir oyuncu aynı zamanda çok iyi bir okur olmalı; senaryo okumak başlı başına bir iştir.”
Saraçoğlu, filmin çıkış noktasını şu sözlerle anlattı. “Filmi çekme motivasyonum hafıza üzerine düşünmem sonucu ortaya çıktı. Ortak yaşanmış bir geçmişin nasıl farklı anımsanacağını ve kardeşler arasında bunun nasıl gerçekleşeceğini merak ediyordum. Bu filmin devamı olmayacak. Ancak Tokat’ın güzelliklerini perdeye taşımaya devam etmek istiyorum. Şu sıralar üçüncü uzun metrajlı filmimin hazırlığındayım ve büyük ihtimalle yine Tokat’ta çekeceğim.” Serdar Orçin: “Her sahne başroldür”
Başrol oyuncusu Serdar Orçin, diziler ve filmler arasındaki farklara değinerek şunları söyledi.“Diziler uzun soluklu olduğu için çekim süreleri bizi zorlayabiliyor. Filmlerde ise başı sonu belli bir senaryoda karakteri ete kemiğe büründürüyorsunuz. Bir oyuncu için en güzel şey bu. Filmin yolculuğu uzun; yıllar sonra bile seyirciyle film üzerine konuşabiliyorsunuz.” Oyuncu adaylarına da tavsiyelerde bulunan Orçin, senaryonun önemine dikkat çekti. “Sinemada asıl olan senaryodur. Rol küçük de olsa, ben her sahneyi başrol gibi oynarım. Görünmez olmak gerekiyorsa, o görünmezliği bile başrole taşımak gerekir. Ayrıca tiyatro eğitimi almış oyuncuların kamera önünde kendilerini denemeleri şart. Bir oyuncu aynı zamanda çok iyi bir okur olmalı; senaryo okumak başlı başına bir iştir.”

















