Tribünlerde heyecan, sahada ise sabır ve direnç vardı. Son sözü söyleyen ise deplasman ekibi İdman Yurdu oldu.
85.dakikada Oğuzhan Turan’ın bireysel becerisiyle gelen gol, yalnızca skoru değil, maçın ruhunu da değiştirdi. Çünkü bu gol, Kırmızı siyahlıların sabrının ve mental dayanıklılığının karşılığıydı. Maç boyunca oyundan kopmayan, rakibine fazla fırsat tanımayan bir takım izledik. Ancak bir gerçeği de göz ardı edemeyiz: üretkenlik sorunu hâlâ kapıda. Özkan Yılmaz’ın direkten dönen şutu gibi pozisyonlarda bitiricilik eksikliği, ilerleyen haftalarda risk yaratabilir.
İFA Spor cephesine gelince… Bu karşılaşmaya kadar yenilgisiz formuyla dikkat çeken ev sahibi, tribün desteğiyle uzun süre oyunu kontrol etti. Fakat futbolun acımasız gerçeği bir kez daha sahneye çıktı: son dakika konsantrasyon kaybı. 85. dakikada yedikleri gol, yalnızca savunmadaki dikkatsizliği değil, hücumdaki üretkenlik eksikliğini de gözler önüne serdi. Evinde alınan bu mağlubiyet, moral açısından ağır bir darbe olabilir.
Bu maç bize ne söylüyor? İdman Yurdu’nun gücü sabır ve bireysel kalite; İFA Spor’un avantajı ise disiplin ve istikrar. Ama eksiler birbirini tamamlıyor: İdman Yurdu’nun üretkenlik sorunu ile İFA Spor’un bitiricilik ve konsantrasyon eksikliği birleşince kader çizgisi tek bir golle çizildi.
Sonuçta futbol, yalnızca sahadaki 90 dakikadan ibaret değil. Mental dayanıklılık, sabır ve dikkat, bazen teknik beceriden daha belirleyici oluyor. Küçükçekmece derbisinde gördüğümüz tam da buydu: dayanıklılığın kazandığı, dikkatsizliğin kaybettirdiği bir hikâye.
Haber Yılmaz Aktepe
















