Hüseyin İpek,AK Parti’nin ilçe kongreleri süreci, partimizin yereldeki başarısızlıklarının nedenlerini masaya yatırmamız gereken bir dönemi işaret ediyor. Ancak, ne yazık ki yerel başarısızlıkların gerçek sorumlularını bulmak yerine, suçu ekonomik krizlere veya genel siyasete atarak sorumluluktan kaçanlar, yine görev başına geçmeyi umuyorlar. İlçelerde yaşanan seçim başarısızlıkları, yalnızca iktidarın politikalarına ya da ekonomik sıkıntılara bağlanamaz. Yereldeki organizasyonun, halkla iletişim kuramamanın ve sahada etkin olamamanın sonuçları da göz ardı edilmemeli.Bazı arkadaşlar, kendilerinin ve etraflarındaki birkaç kişinin bu başarısızlıkta bir payı olmadığını savunarak, yeniden göreve talip olmanın hevesi içindeler. Oysa bu bakış açısı, sadece gerçeklerden uzak bir yanılsamayı devam ettirmekten başka bir şey değil. Özellikle bazı ilçelerde, partimize sonradan katılan, içtenliği tartışılır kişiler tarafından yönetilen yerel teşkilatlar, ne yazık ki bu tür beklentileri normalleştiriyor. Yukarıda güçlü ilişkileri bulunan ve ‘abi’leri aracılığıyla destek bulan bu arkadaşlar, yine de bu görevleri almaya hazırlanıyorlar.Bu kişilere bu cesareti kim veriyor? Gerçek dava erlerinin emeklerine bu kadar kolay saygısızlık edilmesi nasıl mümkün oluyor? Samimi çalışan, halkın derdiyle dertlenen kişiler yerine, siyaseti bir iş gibi gören, taşeron mantığıyla hareket edenlerin görev başında kalması partimizi yıpratıyor. Bu kişiler, kendi çıkarları doğrultusunda hareket ediyor, görev aldıkları ilçelerde halkla gerçek bir bağ kuramıyorlar. Kaybedilen ilçelerde hala ısrarla aynı kişilerle devam etmeyi istemek, partimizin değerlerine büyük bir haksızlık.Burada şu soruyu sormamız gerekiyor: Eğer yüreğiniz yetiyorsa, neden kaybedilen ilçelere kendiniz talip olmuyorsunuz? Siyaset taşeronlarla yürütülemez. Dava adamları, kendini geri çekmez, zorlukların üstüne gider. Dün de gördük, bugün de görüyoruz ki, taşeron mantığı partimizin ilerlemesine hizmet etmiyor. Partimize son anda gelen, sadece kişisel kazanç peşinde olanlar artık anlamalı ki, taşeronluk dönemi sona erdi.Herkesin bildiği gibi, bu kişiler istedikleri adaylar olmayınca partiyi içten içe baltalamaktan çekinmiyorlar. “Biz yoksak tufan kopsun” anlayışı, AK Parti'ye zarar veriyor. Eğer bu zihniyetle devam edilirse, sadece yerelde değil, genel siyasette de işimiz çok zor olacak. Parti içindeki samimi çalışan, davasına inanan gerçek emekçilerin önü açılmadıkça, yerel teşkilatların halkla bağı zayıflayacak ve seçimlerde istenilen sonuçlar alınamayacak.Bu sebeple, ilçe kongreleri partimiz için hayati bir önem taşımaktadır. Artık sahici siyasetçilerin, gerçek dava adamlarının, fedakârca çalışanların görev başına gelmesi gerekiyor. Makam peşinde koşmayan, halkla gönül bağını güçlendiren, partimizin ilkelerine sadık olan insanlar bu görevleri almalıdır. Aksi takdirde, partimize son anda katılıp da yalnızca kişisel kazanç peşinde koşanlar, samimi çalışanları gölgede bırakmaya devam edecek.Unutulmamalıdır ki, bu dava, kişisel çıkarların ötesinde, halkımıza hizmet etme davasıdır. Bu bağlamda, partimizin samimi dava adamlarını göreve getireceğine olan inancımızı koruyor ve bu sürecin, gerçek anlamda hizmet aşkıyla dolu insanların öne çıkmasına vesile olmasını temenni ediyoruz.
Siyaset
Yayınlanma: 05 Ekim 2024 - 22:28
Gerçek Dava Adamları ve İlçe Kongrelerinin Önemi
AK Parti Küçükçekmece ilçesinin önemli siyasetçilerin de olan Hüseyin İpek önümüzdeki günlerde gerçekleştirecek ilçe kongresi ile ilgili uyarılar ve önemli noktalar dikkat çekti.
Siyaset
05 Ekim 2024 - 22:28
İlginizi Çekebilir















