İstanbul amatör ligleri daha yeni başladı. U14’ler sahaya çıkalı bir hafta oldu. Ama ne yazık ki İstanbul Futbol Temsilciliği tarafından alınan bir kararla, deplasman seyircisinin maçlara girmesi yasaklandı. Bu karar, futbolun doğasına, seyir zevkine ve taraftar kültürüne aykırıdır. Birkaç kişinin taşkınlığı yüzünden binlerce futbolseveri cezalandırmak, adalet değil kolaycılıktır.Eğer bir takımın taraftarı sorun yaratıyorsa, o takıma özel tedbir alınır. Ama İstanbul genelindeki tüm kulüpleri ve taraftarları cezalandırmak; futbol sevgisini, birlik duygusunu ve gençlerin hayallerini hiçe saymaktır. Bu karar, sporun birleştirici gücünü yok saymak, tribünleri susturmak demektir.Valilik bu kararı aldıysa, sormak gerekir: 3-5 kişinin güvenliğini sağlayamayan bir sistem, binlerce kişinin spor sevgisini neden engelliyor? Çözüm yasaklamak değil; düzenlemek, denetlemek, eğitmektir. Güvenliği sağlamak kamu otoritesinin görevidir, taraftarı dışlamak değil.Futbol cesaret ister. O cesaret, tribünde takımını yalnız bırakmayan taraftardan gelir. Seyircisiz futbol, ruhsuz bir sahnedir. Bu yanlıştan dönülmeli, futbolun gerçek sahipleri olan taraftarlar yeniden tribünlere kavuşmalıdır.Bu çağrıyı, futbolun güzelliğine inanan herkes adına yapıyoruz:
Futbol seyircisiz olmaz. Bu karardan derhal vazgeçin.
Futbol seyircisiz olmaz. Bu karardan derhal vazgeçin.















