24 Temmuz 2025 Tarihli Resmî Gazete Değişiklikleri Üzerine Bir Değerlendirme

Mali Müşavir/Bağımsız Denetçi Hüseyin İpek'in değerlendirmesi, 24 Temmuz 2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan düzenlemeleri oldukça kapsamlı ve analitik biçimde ele alıyor. Özellikle vergi mevzuatındaki dijitalleşme adımları, savunma sanayiine yönelik teşvikler ve ÖTV/KDV düzenlemeleri gibi başlıklar, hem kamu maliyesi hem de özel sektör açısından stratejik etkiler doğuracak nitelikte

24 Temmuz 2025 tarihli ve 32525 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan düzenlemeler, vergi mevzuatında önemli yapısal değişiklikler içeriyor. Mali disiplinin sağlanması, savunma sanayii destekleri ve teşvik mekanizmalarının yeniden çerçevelendirilmesi gibi başlıklarla kamu maliyesine yön veren bu değişiklikler; uygulayıcılar, yatırımcılar ve sanayiciler açısından dikkatle değerlendirilmelidir.

1-Vergi Usul Kanunu’nda Dijitalleşme ve Personel Düzenlemesi

Elektronik yoklama fişi uygulamasına geçilmesi, dijital dönüşümde kayda değer bir adımdır. Vergi denetimlerinin şeffaflığını ve izlenebilirliğini artıracak bu uygulama, yerel onay (muhtar/jandarma imzası) şartıyla sahada güven tesis etmeyi hedeflemektedir.

Fazla mesai ücretlerindeki iyileştirme ise yıllardır beklenen bir düzenlemeydi. Gösterge rakamının 160’tan 300’e yükseltilmesi olumlu bir gelişme olsa da, uygulamanın personelin yalnızca %40’ı ile sınırlı tutulması, çalışanlar arasında adaletsizlik algısına yol açabilir.

2-KDV İstisnalarında Sektörel Odaklı Genişleme

Savunma sanayii odaklı KDV istisnalarının kapsamının genişletilmesi, Türkiye'nin yerli ve milli üretim politikalarıyla uyumludur. Zırhlı araçlar ve savunma teçhizatı teslimlerinin KDV’siz yapılması, bu alandaki yatırımları destekleyecektir.

Ayrıca, Mazbut Vakıfların taşınmazlarına yönelik KDV istisnası, bu kurumların kira, işletme ve satış gelirlerine vergi yükü getirmeden kaynak yaratmasına olanak tanıyacak, dolayısıyla hayır faaliyetlerine pozitif yansıyacaktır.

İthalatta matrah tanımının genişletilmesi ile özel tüketim vergisinin gümrük teminatları üzerinden de hesaplanması, ithal maliyetlerini doğrudan artıracaktır. Bu, tüketici fiyatlarına da yansıyacak bir yük getirebilir.

3-ÖTV'de Oransal Artış ve Yerli Katkı Bazlı Teşvikler

ÖTV oranlarında alt sınırın %45’ten %70’e çıkarılması, özellikle otomotiv sektöründe dikkat çekici bir artıştır. Arazi araçları için ÖTV’nin %50’ye yükseltilmesi, bu tür araçların piyasasında daralma yaratabilir. Oranlar, matrah ve motor silindir hacmine göre %70 ile %220 arasında değişiyor; bu da tüketici davranışlarını ve talep profilini ciddi şekilde etkileyebilir.

Buna karşılık, %40 yerli katkı oranını sağlayan savunma araçlarında ÖTV istisnası uygulanması, yerli üretimi teşvik etmek açısından önemli ve dengelendirici bir adımdır.

4-Organize Sanayi Bölgelerine Yönelik Daraltılan Teşvikler

Gelir Vergisi Stopaj Teşviki, artık yalnızca asgari ücretin 40 katına kadar olan kısım için geçerli olacak. Bu durum, nitelikli ve yüksek ücretli iş gücü istihdam eden OSB firmaları için dezavantaj doğurabilir.

OSB'lerdeki muafiyetlerin kapsamının daraltılması ve BSMV kapsamına alınması ise maliyetleri artıracaktır. Bu durumun, üretim kararlarında ve OSB tercihinde etkili olacağı açıktır.

5-Kurumlar Vergisi Kanunu 32/A’da Sıkılaştırma

Yatırıma katkı indiriminde %60 oran ve 10 yıl süre sınırlaması getirilmiş, böylece teşvik sistemine çerçeve kazandırılmıştır. Ancak bu sınır, büyük çaplı yatırımlarda planlama zorluğu yaratabilir.

Ayrıca, kullanılmayan teşvik tutarlarının devredilemeyecek olması, teşviklerin zamanında ve etkin kullanımını zorunlu kılmaktadır. Yatırımcılar için ciddi bir planlama baskısı oluşacaktır.

Bu düzenlemeler; savunma sanayiini desteklemeyi, kamu gelirlerini artırmayı ve yatırım teşviklerini disipline etmeyi amaçlıyor. Ancak bazı alanlarda vergisel avantajların daraltılması, üretici ve yatırımcı üzerindeki mali baskıyı artırabilir.

Bağımsız denetim cephesinden bakıldığında, bu değişiklikler: Şirketlerin vergi planlamalarını yeniden gözden geçirmesini, Teşvik stratejilerini güncellemesini, Savunma ve otomotiv sektörlerinde yatırım kararlarının dikkatle analiz edilmesini zorunlu kılıyor.

Önerim şudur ki: Gerek mükellefler gerekse mali müşavir ve bağımsız denetçiler, bu düzenlemeleri şirket içi mali projeksiyonlara ve vergi stratejilerine acilen entegre etmelidir. Çünkü bu tür değişiklikler sadece mevzuat değil, şirketlerin rekabet gücü ve sürdürülebilirliği üzerinde de doğrudan etkilidir.

Hüseyin İPEK - Bağımsız Denetçi – Mali Müşavir

24 Temmuz 2025 Tarihli Resmî Gazete Değişiklikleri Üzerine Bir Değerlendirme